Her stil bir hikâye anlatır. Seninki nasıl görünüyor?
Giyinmek, her gün yeniden yazdığımız küçük bir hikâye gibi. Bazen daha güçlü, bazen daha özgür. Bazen sade ve mesafeli, bazen romantik, cesur ya da çabasız. Seçtiğin silüetler, renkler, dokular ve onları taşıma şeklin bu hikâyenin görsel dilini oluşturuyor.
Ama iş sadece ne giydiğinle bitmiyor. O görüntünün sende nasıl bir his bıraktığı ve karşındakine nasıl bir tavır verdiği de hikâyenin parçası. Stil DNA tam bu noktada devreye giriyor.
Stilinin iki dünyası var
Need Some Style metodolojisinde stili iki kaynaktan okuyoruz. Estetik stiller silüetlerden, formlardan ve görsel dilden besleniyor. Kültürel stiller ise yaşam tarzından, tavırdan ve dünyaya bakış biçiminden.
Bu kodlar herkeste aynı oranda bir araya gelmiyor. Kimisinde sadelik öne çıkıyor, kimisinde güçlü bir tavır. Aynı estetik, farklı bir yaşam tarzıyla buluşunca çok farklı bir görünüme dönüşebiliyor.
Stil DNA metodolojisi, senin hikâyende hangi kodların öne çıktığına bakıyor ve olası kesişimler arasından sana ait stil haritasını netleştiriyor. Sana ne giyeceğini söylemek istemiyoruz. Merak ettiğimiz şey şu: Nasıl görünmek istiyorsun? Hikâyenin duygusu ne, tavrı nasıl?
Stil DNA'nı bulduğunda elinde bir stil adından fazlası oluyor: net bir yön, bir tavır, bir duygu... Hikâyeyi sen yazıyorsun. Biz de sana bu yolculukta sadece yön veriyoruz.